14 Ekim 2026
Öfkeli Gençlerin Aslında Neyin Yasını Tuttuğunu Okulda Öğrendim
Mesleğe başladığım ilk yıl, rehberlik servisine gönderilen bir öğrencinin dosyasında tek bir cümle yazıyordu: "Sınıfta sürekli kavga çıkarıyor." Benden beklenen, ona öfkesini kontrol etmenin yollarını öğretmemdi. Ben de öyle yaptım; nefes çalışmaları, sayarak sakinleşme, ortamdan uzaklaşma.
Üç hafta sonra hiçbir şey değişmemişti. Dördüncü haftada konuşma bir yerde kendiliğinden döndü ve öğrenci, babasının o yaz evden ayrıldığını, bunu sınıfta kimsenin bilmediğini anlattı. Kavgaların hepsi o yazdan sonra başlamıştı.
O gün doğru sandığım bir şeyi bıraktım: öfkeyle doğrudan çalışmanın her zaman ilk adım olduğunu düşünüyordum. Oysa bazı gençler için öfke, adını koyamadıkları bir kaybın tek dili.
Bugün bir genç ya da bir yetişkin "çok sinirliyim" diye geldiğinde önce şunu soruyorum: Bu öfke ne zaman başladı ve o sıralarda hayatında ne değişti? Bazen cevap bir taşınma, bazen bir ayrılık, bazen de kimsenin fark etmediği küçük bir veda oluyor.
Öfkeyle çalışmayı bırakmadım; hâlâ öfkenin yükseldiği anı fark etmek ve o anda başka bir seçenek denemek üzerine birlikte çalışıyoruz. Ama artık o çalışmaya, öfkenin neyi koruduğunu anlamadan başlamıyorum.